6 Ocak 2016 Çarşamba

Büyük Niko


Bahçede oturmuş sigarasını içerken bir yandanda karşısında oturan menajerini dinliyormus gibi yapiyordu.Dün hayatının belki de en kötü günüydü.Kariyerini adadığı kulupten kovulduğuna hala inanamıyordu.35 yaşındaydı ve önünde 2 secenek vardı.Ya basketbolu bırakacak yada karşısındaki paragöz herifi dinleyip Panathinaikos'a gidecekti.Niko o gün sıkıntılıydı.Sigarasını södürdükten sonra tüm kariyeri boyunca yanında olan menajerine döndü;Bill taraftar bigün beni beni affeder değilmi..

23 Temmuz 1957'de New Jersey'de doğdu.Babası 1930larda Amerika'ya giden bir Rodos göçmeniydi.Çocukluğu kendi deyimiyle sefalet içinde geçti.Amatör boksör bir baba ve bir markette çalışan anne..Annesini çok sevmezdi ama babasını yeteri kadar seviyordu.En azından iki abisinden çok sevdiği kesindi.Ablası Evra kadar değildi ama.Evra o gelmeden uyumazdı, o da bugun aynısını yapıp babasının gelmesini bekleyecekti.Hayali onun gibi iyi bir boksör olmaktı.Mahallede Büyük George derlerdi babasına ve ilerde ona da Büyük Niko denilmesini istiyordu.Herkesin korktuğu ve saygı duyduğu Büyük Niko..
''O gece babam eve döndüğnde yüzü neredeyse paramparçaydı ve burnu çok kanıyordu.Onu hiç bu kadar hırpalanmış göremiştim.Annemin onunla ilgilendikten sonra karşıma geçip ağlamasını unutamıyorum.Henüz 11 yaşındaydım ama hayatımın ilk ciddi kararını almıştım.Asla boksör olmayacaktım.''

1971 de Union Hill lisesine başladı.Fiziken çok yeterli olmasada eşsiz bir şut mekaniği ve saha görüşü vardı.4 yılın sonunda birçok kolejden teklif alsada (Duke ve Kansas dahil) Seton Hall Pirates de karar kıldı.NCAA'de ilk 3 senesinde yaklaşık %51 ile hucum edip 12.1 sayı ortalaması ile oynarken son senesinde %57 ile atıp 27.5 sayı ortalaması tutturup sayı krallığında Lawrence Butler ve Larry Bird'ün arkasından 3.sırada yer alıyordu.Tek hayali NBA'di ve artık bu hedefe çok yaklaşmıştı.1975 yazında hayatının en talihsiz anlaşmasına imza atarken Avrupa Basketbol'u tarihinin en büyük yıldızını kazanak üzere olduğunun farkında değildi.Niko o yaz Bill Mason ile menajerlik anlaşması imzaladı.Mason'in elinde birkaç basketbolcu olsada esas olarak Diana Ross ve Sean Connery gibi oyuncu ve şarkıcılarla çalısıyordu.NBA scout ekibi o yıllarda şimdiki gibi efektif çalışmadığından draft oncesi yapılan work-out'lar çok önemliydi ama Mason Niko için tek bir antreman bile ayarlayamamıştı.Drafttan 2 gün önce Boston ile antremana çıkan Larry Bird'un tavsiyesiyle Boston ile bir antreman yaptı ve o draftta 68.sıradan Boston tarafından seçildi.Drafttan sonra çıktığı ilk antremanda ayak bileğinden ciddi bir sakatlık geçirdi ve Boston onunla sözleşme yapmaktan vazgeçip Gerald Henderson ile imzaladı.Boston GM'İ Red Auerbach yıllar sonra Niko yerine yaptığı Henderson tercihi hakkında ''hayatımın en büyük hatasıydı''diyecekti.

Niko ortada kalmıştı ve önünde tek bir seçenek vardı Avrupa..Yıllar sonra verdiği bir röportajda ''O yıllarda bir Yunanistan Liginin olduğundan bile haberim yoktu ama tek seçeneğim Avrupa'ydı'' diyecekti.Bill'in masasında 3 teklif vardı.Oly Pana ve Aris.Maddi yönden en iyi teklif Aris'indi ve paragözlülüğüyle nam salmış olan Bill onu Aris'e gitme konusunda ikna etti.1979 yazı Yunan ve Avrupa Basketbolu için yeni bir sayfa açıyordu ve sayfanın başlığı Büyük Niko'ydu..

Aris'de 1992'ye kadar 13 sene geçirdi.Bu 13 yılın 11inde Yunan Lig'i sayı kralıydı..Son sene haric Her yıl ortalaması 30 sayının üzerindeydi. Giannakis-Slobodan Subotic ile kurduğu ortaklık Aris'e 8 lig 6 kupa 3 Final Four getiriyordu.1983 de North Carolina Universitesi ile Yunan Milli Takımının yaptığı hazırlık maçında Jordan ile girdiği düelloda 50 sayı buldu.O mactan sonra Bill karşısına 2 teklifle geliyordu.New jersey ve Boston onu istiyordu ancak NBA giderse bir daha milli takımda oynayamayacaktı.Niko sabaha kadar düşündü ve teklifi reddetti.Hayata tutunmasındaki en büyük neden olan NBA hayalini Yunan milli takımı için reddediyordu.

1987 Avrupa Basketbol Şampiyonasında Yunanistan favoriler arasında değildi.Drazen'in Yugoslavya'sı ve Marculionis-Volkov'un SSCB'si ağır favoriydi.Çeyrek finalde rakipleri İtalya'ydı.Niko'nun 38 sayısıyla yarı finalde Yugoslavya'nın rakibi olduklarında bir gazetecinin sorduğu ''hayatının en iyi anı şuan olabilir mi'' sorusuna ''yarın Drazenle karşılaşana kadar evet'' cevabını veriyordu.Yarı finalde Drazenle girdiği düelloda Drazen'in 35 sayısına 36 sayıyla cevap verip Yunanistan'ı finale çıkartıyordu.Final günü Panagiotis Kostas isimli bir taraftar soyunma odasında onunla görüşmek istediğini söyledi.Niko görüşmeyi kabul edip onu soyunma odasına aldığında Kostas ''ben bir makinistim ve ailemin son parasıyla 370 mili trenle senin için geldim.Sen bizi kazanabilecegimize inandirdın ve bu bile bizim için ulusal bir zaferdir''diyordu.Kostas gözyaşlarıyla çıktığı maçta 40 sayı atıp kupayı Yunanistan'a getiriyordu.O artık bir ulusun kahramanı ve Avrupa'nın en büyük basketbolcusuydu.Drazen'in abisi bile turnuva sonrası ''Drazen benim kardeşim ama Niko idolüm.O kesinlikle en iyisi''diyecekti.Yine Yunan Basketbolunun en saygı duyulan yazarlarından Gregory İonidias turnuva sonrasındakı yazısında '1987 yazından önce basketbol Yunan Halkı için bir spordu şuan ise bir tutku ve bunun mimarı Niko'dur''yazacaktı.

Geçirdiği efsane turnuva sonrası NBA takımları dahil kendisine bol sıfırlı kontrat sunan her takımı reddetti.Aris onun hayatıydı.1992'ye kadar 4 Yunanistan Ligi ve 2 Avrupa sayı krallığı daha kazandı.35 yaşına gelmiş olmasına rağmen hala Avrupa'nın en iyi oyuncusu olduğu konusunda bir kişi hariç herkes hemfikirdi.Yeni başkan Papatrou yaşlandığnı gençlere destek vermediğini ve yaşlandıkça daha bencil oldugunu düşünsede taraftar tepkisinden korktuğundan Galis'in karşısında duramıyordu.1992 senesi onun için ve Aris için iyi geçmedi.Takım ligde 8.oldu ve Niko alışılanın aksine 17.8 sayı ortalaması ile oynadı.Gençlerle de anlaşamiyordu.Başkan aradığı fırsatı bulduğu ilk anı değerlendirdi.Sezon biter bitmez bileti kesilmişti.Nikos kırgındı ve Pana'nın yolunu tutuyordu.12 yıl sonra tekrar döneceği bu salonda forması emekli edilirken gözyaşları içinde özürleri kabul edecekti.Pana'da 3 yıl boyunca 3 Yunan ligi sayı krallığı 2 lig 2 kupa kazandı.37 yaşında son senesinde Avrupa sayı ve asist kralıydı. Panadaki 4.senesinde ligin henüz 3.maçında koç Kostas Politis ona ilk 5'te olmadığını soylediğinde sinirle salonu terketti ve bir dahada parkelere dönmedi.1991'de FIBA tarafından tarihin en iyi 50 oyuncusu listesine seçilen ve 2008'de Euroleague tarihinin en iyi 30 oyuncusu arasında gosterilen Nikos Galis'in efsanesi sona eriyordu.

Drazen Petrovic:Bana şeytanın oğlu deniliyorsa Galis şeytanın kendisidir..
Aryvdas Sabonis:Nikos'a karşı oynarken hep şunu düşünürdüm.Nikos sayı atmaya karar verdiyse o sayıyı atar ve asla engel olamazsın
Aleksandr Gomelsky: Galis 20.yy'ın en iyi oyuncusudur
Micheal Jordan: Avrupa'da onun kadar özel bir skorer olabileceğini hiç düşünmeiştim.Fantastik bir oyuncu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder